| |
ANASAYFA » Mücevher, Reklam-Tanıtım

İkinci Nesil BMW iDrive: Yaratıcısı, yeni standartları belirliyor

Gönderen: Basin Bültenlerim - Tarih: 19 Aralık 2008 – 14:52Yorum Yapın

BMW’nin ikinci nesil yenilikçi kontrol anlayışı, yoğun geliştirme ve denemelerden sonra artık daha sezgisel ve kullanımı daha kolay. iDrive BMW’nin 1 Serisi’nden 7 Serisi’ne kadar tüm modellerinde artık sunuluyor.
“Her şey göz önünde. Her şey kontrol altında.”
Bu prensipten yola çıkarak, BMW yenilikçi iDrive kontrol anlayışını 2001′de sundu ve sürücüye gerekli olan tüm eğlence, navigasyon ve iletişim kontrollerini, gösterge panelindeki tek bir kontrol merkezinden kumanda edebileceği ve sürücüyü büyük bir tuş kalabalığından kurtaran bu sistemi sunan ilk otomobil üreticisi oldu
Şimdi, bundan yedi yıl sonra, BMW ikinci nesil BMW iDrive’ı gururla sunar. Tamamen yenilenen bu sistemin, diğer örneklerinden üstün olmasının nedeni, BMW’nin, 2002 yılında başlattığı ve sadece ergonomi ve algılama araştırmaları sonuçlarından faydalanmakla kalmayıp, aynı zamanda, müşterilerin yaşadığı deneyimlerin analiz edilmesi ile elde edilen sonuçları, kararlı bir şekilde geliştirme çalışmalarında kullanmasıdır. 
Benzersiz: BMW iDrive, kompakt otomobilden lüks sınıfa kadar ideal çözüm.
BMW iDrive’ın temel prensibi olan, kontrol ünitesi ile ekranın birbirinden ayrılmasını içeren teknolojik yenilik diğer lüks otomobil üreticileri tarafından da benimsendi. Ancak standartları hala orijinal BMW iDrive belirliyor.

 

image001

İkinci nesil iDrive’ın 2008 sonbaharında BMW 7 Serisi ve BMW 3 Serisi’nde tanıtımının yapılmasından sonra BMW iDrive sistemi, pazara şimdi de BMW 6 Serisi, BMW 5 Serisi ve BMW 1 Serisi’yle giriyor. Şu anda BMW’den başka hiç bir otomobil üreticisi, bu kadar tatmin edici benzer bir teknolojiyi, kompakt sınıftan lüks sınıfa kadar geniş bir model yelpazesinde donanım olarak sunamıyor.
Orta konsolda, ideal bir şekilde konumlandırılmış olan kumanda unitesi, sürücüler için artık bir bilgisayar kullanıcısının kullandığı mouse kadar önemli hale geldi. BMW iDrive’ın, uzun zamandan beri “otomobilde çok işlevsel ekran ve kontrol” sözüyle eş anlamlı hale gelmesinin nedeni de bu. 2001 yılından beri, BMW iDrive teknolojisine sahip iki milyondan fazla otomobil satıldı.
Dünya genelinde müşterilerin gerçekleştirdiği test sürüşleriyle sistematik geliştirme.

2002 yılında yeniden başlatılan geliştirme süreci boyunca, yeni nesil iDrive’ın kullanıcı dostu olabilecek dört konsepti üzerinde duruldu. BMW’nin yeni iDrive teknolojisini geliştirme aşamalarında, yoğun bir şekilde müşteri anketleri ve test sürüşlerinden yararlanıldı. Bu süreçte ayrıca, mobil sürüş simülatörlerinden, kokpit modellemelerinden ve yeni sistemin prototipine sahip iki konsept otomobilinden de faydalanıldı. 500 farklı test sürücüsünün katılımıyla, Avrupa, Amerika ve Asya’nın çeşitli bölgelerinde geliştirme programları yapıldı.

 
Bu testlerin odak noktası, belirli sürüş koşullarında çeşitli kontrol işlemlerini yapabilmekti. Bunlardan biri, şerit değiştirirken başka bir otomobilin yolunu kesmemekti. Bu şerit değiştirme testi, hangi konseptin, sürücünün navigasyon sistemini kullanarak kolay şekilde yolunu bulmasını sağladığını açık bir şekilde gösterdi. Bu süreç boyunca yenilenen konseptler, BMW mühendisleri en iyi ve en uygun sistemi, yani ikinci nesil BMW iDrive’ı yaratana kadar devam etti.
BMW iDrive’ın özellikleri geliştirilirken üzerinde durulan bir başka nokta ise, sürücünün iDrive’ı hem ilk kez çalıştırması hem de sürekli kullanması için gereken zamanın en kısa seviyede tutulabilmesiydi. Sistemli bir şekilde yapılan bir dizi karşılaştırma gösterdi ki, BMW’nin yeni iDrive sisteminin hem ilk çalıştırılması hem de düzenli kullanılması esnasında sürücünün harcaması gereken süre, diğer otomobil üreticileri tarafından sunulan sistemlere oranla çok daha az.
Diğer otomobil üreticilerinin kullandığı sistemlerle yapılan kıyaslamalar esnasında oklüzyon metodu uygulandı ve BMW mühendislerine, kullanıcının sistemi hangi koşullarda ve nasıl kullanabileceğine karar vermelerine imkan tanıdı.

 

p00444711

Bu test açıkça gösterdi ki, yeni BMW iDrive teknolojisi sayesinde, sürücünün müzik sistemi ayarları yapmak veya navigasyon sisteminde gideceği yönü tayin etmek için birbirine son derece yakın tuşlar arasında hareket edip gözünü yoldan sadece çok kısa bir süre ayırması yeterli oluyor. Bir başka deyişle, sürücü navigasyon sisteminde yol seçmek veya radyo kanalları arasında geçiş yapmak için, kontrol paneline bakmaya bile gerek duymuyor. Kısacası oklüzyon metodu, birinci nesil iDrive’da, dokunmatik ekran yerine geliştirilmeye başlanan Kontrol Ünitesi ve Kontrol Ekranı kullanılmasını onaylamış oldu.

BMW’nin yeni iDrive teknolojisi: anlaşılması kolay, alışılması kolay ve zekice yapılandırılmış.
Yeni BMW iDrive, geliştirme safhasında belirlenmiş tüm ihtiyaç ve gereksinimleri tam anlamıyla karşılıyor. BMW iDrive’ın tasarım ve konfigürasyonunda, Kontrol Ünitesi, ekran ve zekice tasarlanmış mekanik özelliklerinde de görüleceği gibi, en gelişmiş bio-mekanik bilgi birikimi takip edildi. Kontrol Ünitesi’nde yapılan, itme, çevirme ve basma gibi birbirinden bağımsız her hareket, bir bilgisayar kullanıcısının mouse’uyla yaptığı hareketlerle aynı. Örneğin Kontrol Ünitesi’nde, kullanıcı çeşitli menü öğeleri arasında geziyor ve seçilen öğeyi onaylamak için Kontrol Ünitesi’ne basıyor. Kontrol Ünitesi’ni sağa veya sola çevirerek ise, farklı menüler arasında gezebiliyor.
BMW ikinci nesil iDrive ile birlikte, 10.2 ve 8.8 inç boyutunda Kontrol Ekranı sayesinde şu ana kadar otomobillerde kullanılan tüm grafik özelliklerinin önüne geçiyor. Üstelik sadece  boyutuyla değil. 1280 x 480 piksellik ekran çözünürlüğü sayesinde grafikleri, adeta Yüksek Çözünürlüklü (HD) bir televizyon kalitesinde parlak, net ve en ince ayrıntısına kadar gösterebilme kapasitesine sahip.
BMW’nin sürüş gücünün geldiği süreç: CARIN’den iDrive’a.
Başlangıçtan beri, iDrive’ın geliştirilme sürecinde, BMW’nin bugüne kadar sürücü yardımı ve iç konfigürasyon konularında elde ettiği geniş tecrübeler temel alındı.
1990′lardan itibaren, BMW’nin tasarımcıları ve mühendisleri, otomobilde sürekli olarak artan konfor özelliklerinin en verimli ve en güvenli şekilde nasıl geliştirilebileceği üzerinde kafa yordular.
Bugüne kadar, otomobile getirilen her yeni özellik, beraberinde kokpitte yeni tuş ve ekranlar kullanılmasını gerektirdi. 1994′te o zamanki BMW 7 Serisi’ni geliştiren mühendisler, dünyanın otomobilde kullanılan ilk navigasyon sistemini, otomobile monte edilmiş bir bilgisayar gibi çalışan araç bilgilendirme sistemi CARIN ile birlikte kullandılar. 6 yıl sonra ise, entegre navigasyon özelliğine sahip ilk radyo sistemi, BMW 3 Serisi ile birlikte sunuldu. Bundan sadece bir yıl sonra iDrive’ın pazara sunulmasıyla, BMW, sürücülere ilk defa, otomobilde bulunan birbirinden farklı bir çok özelliğe tek bir kontrol ünitesi ve merkezi ekrandan kontrol edebilme gücü verdi. Otomobil kokpitinde gerçek bir devrim.
Daha yüksek bir konfor için düzenlenen kontrol konsepti.
Kontrol Ünitesi’ne ek olarak, direksiyon simidindeki çok işlevli tuşlar, sürücünün elini direksiyondan çekmeden farklı eğlence ve iletişim özellikleri arasında seçim yapmasına olanak tanıyor. 2007′de sunulan “Favorilerim” tuşu ise, tüm kontrol işlemlerinin daha da kolay ve sistematik olarak yapılmasına yardımcı oldu.

Yeni nesil BMW iDrive şimdi de, radyo kanallarını, telefon numaralarını ve yol bilgisini kaydetmenin yanı sıra, birbirinden farklı menü öğelerine daha rahat ulaşmayı sağlayan en az 8 adet “Favorilerim” tuşuna sahip.
Bu yeniliklere ek olarak, BMW’nin devrim yaratan kontrol sisteminin bu ikinci neslinde, Kontrol Ünitesi üzerinde bulunan ve en sık kullanılan menü öğelerine doğrudan erişim sağlayan 4 adet tuş da mevcut. Sürücü sadece tuşlara basarak CD, radyo, telefon ve navigasyon sistemleri arasında, tüm elektronik sistemlerde olduğu gibi kolayca ve etkili bir şekilde geçiş yapabiliyor. Bu da sistemi hem öğrenmesi hem de alışması kolay bir hale getiriyor.
BMW iDrive, otomobil kontrol konseptlerinin geliştirilmesine liderlik ediyor.
BMW iDrive, otomobilin işlemesi ve kontrol edilmesi konusunda ciddi bir etki bırakarak büyük bir devrim yaptı. Şimdi ise bu öncü çalışma bir kez daha meyvelerini veriyor ve BMW iDrive bu türdeki sistemlerin standardı haline geliyor.
Pek çok bilgisayar kullanıcısının, her gün kullandıkları mouse’un yaratıcısı olan ve 40 sene önce bunun patent hakkını alan, Amerikan bilgi teknolojileri öncüsü Doug Engelbart’ın adını dahi bilinmemesi oldukça şaşırtıcıdır. Ancak BMW iDrive için tam tersi söz konusu: Bu benzersiz teknolojinin ilk hangi otomobilde bulunduğunu bilen sadece BMW kullanıcıları değil.
Detaylı bilgi için:

www.press.bmwgroup.com

www.bmw.com.tr

Diğer bültenlere gözatın:

Yorumunuzu paylaşın;

(Lütfen marka veya ürün hakkında eleştiri, öneri veya şikayetinizi uygun bir dille paylaşınız. Hakaret içeren yorumlara yer verilmeyecektir.)